5 Ekim 2013 Cumartesi

Yalancı dünyâya aldanma yâ hû

Yalancı dünyâya aldanma yâ hû, bu dernek dağılır dîvân eğlenmez.
İki kapılı bir virânedir bu, bunda konan göçer, konuk eğlenmez.

Aziz Mahmud Hüdâyî

cana cefa kıl

Câna cefâ kıl ya vefâ
Kahrın da hoş lütfun da hoş
Ya derd gönder ya devâ
Kahrın da hoş lütfun da hoş.

Hoşdur bana senden gelen
Ya hil'at ü yahut kefen
Ya tâze gül yahut diken
Kahrın da hoş lütfun da hoş.

Gelse celâlünden cefâ
Yâhut cemâlünden vefâ
İkisi de cânâ safâ
Kahrın da hoş lütfun da hoş.

Ger bâğ u ger bostân da
Ger bend u ger zindân da
Ger vasl u ger hicrân da
Kahrın da hoş lütfun da hoş.

Ey pâdişâh-ı lemyezel
Zât-ı ebed hayy-ı ezel
Ey lutfu bol kahrı güzel
Kahrın da hoş lütfun da hoş.

Ağlatırsın zârî zârî
Verirsin cennet ü hûrî
Lâyık görür isen nârı
Kahrın da hoş, lütfun da hoş.

Gerek ağlat gerek güldür
Gerek dirilt gerek öldür
Bu Âşık hem sana kuldur
Kahrın da hoş lütfun da hoş.

İbrahim Tennuri (ö.1482)

öfke

* Öfke genellikle hoş karşılanmayan bir duygudur. Ancak öfke sabır ile birleşince insanın karakterinin olgunlaşmasına vesile olur.
* İnsan, içerisinde kabaran öfkeyi kontrol altına alıp, ona mağlup olmazsa girdiği nice işlerde galip olur.

* Bu nedenledir ki, Allah öfkesini yutanları övmüştür. (Al-i İmrân, 3/134).
* Hz. Peygamber ise, “Yiğit, insanların sırtını yere getiren değildir. Gerçek yiğit, öfke anında kendine hâkim olabilendir.” (Müslim, “Birr”, 30) buyurmuştur.