5 Kasım 2011 Cumartesi

4 Kasım 2011 Cuma

ARAEFE GÜNÜ ORUÇ TUTMAK

Arefe gününün fazileti -- Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:



(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.) [R. Nasıhin]






(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberani]






(Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gafilin]






(Arefe günü [Besmele ile] bin İhlas okuyanın günahları affolup duası kabul olur.) [Ebuşşeyh]






(Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına kefaret olur.) [Müslim]






(Şeytan, Arefe gününden başka bir günde daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.) [İ. Malik]






(Allahü teâlâ, Arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder.) [Gunye]






(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani]






3 Kasım 2011 Perşembe

HAYATIN KISA OLMASININ SEBEBİ

Kominist Rejm döneminde Rusyada Polit-Büro Üyeleri bakıyorlar ki her türlü imkana rağmen kendi hayatları 65-70 yaşlarında sonra ererken Kafkasyadaki Türklerin hayatları 100-130-140 yaşlarında sona ermektedir. Bunun sebebini araştırmak üzere Moskova Üniversitesinden 7 Profesör görevlendirilirler. İlk ay bu 7 Profesörün raporunda "Burada herşey çok kötü, Gıda ilaç doktor, para yakacak yok, Bizim de bu yaza çıkacağımız şüpheli. İnsanlar patates bulgur ve soğanddan başka da bir şey yemiyorlar" İkinci ay doluyor, aynı rapor! Diğer aylarda da hep aynısı. Tam 1 yıl bu şekilde gidiyor. Bu duruma sinirlenen Kominist Rejim görevllerden hesap sormak için onlara baskı yapınca Profesörler tekrar araştırmaya koyulur ve Bölge Halkına sormaya karar verirler. Bu 7 profesör Bölge Halkından 140 yaşındaki bir türkün evine misafir olurlar, Ellerini öper önünde diz çökerler ve Bu kadar uzun yaşamanın sırrını O yaşlı adama sorarlar. Aralarında geen dialog şu şekildedir: - Evlatlar ne zamandan beri burdasınız? -1 yıl -Peki bizim köylerimize, ilçelerimize, kasabalarımıza mezralarımıza, yaylalarımıza gittiniz mi ? -Gittik -Hiç birbirinin aleyhinde konuşan, hasetlik eden, kin tutan, birbirlerini kıskanan gördünüz mü ? -Hayır Herkes bağında bahçesinde işiyle gücüyle uğraşıyordu. -Bakın Evlatlar! DEV BİR ÇINAR AĞACININ GÖVDESİNDEN GİREN 4 KURT 15 GÜNDE BU AĞACI KURUTUR. İNSANIN DA 4 KURDU VARDIR. BUNLAR: 1. Kin 2. Nefret 3. Kıskançlık ve 4. Husumettir. Bu 4 kurdu içimizden atmalıyız. Aksi takdirde ne yaparsak yapalım, bu 4 kurt bizi için için yer bitirir. Siz istediğiniz kadar iyi beslenin. yediklerinize dikkat edin. Doktor kontrolünde olun, içten içe erir gidersiniz. O 4 kurt sizi kurutur ve öbür dünyaya gönderir. Atımızı Alan Yolumuzu da Almadı Ya // Asım YEKELER Akis Kitap "Kendi istediğini mümin kardeşin içinde istemedikçe İmanımız olgunlaşmaz" Buhari "Eşlerinizden nefret etmeyin bir huyu kötüyse daha nice güzel huyları vardır. Hoşlanacağınız güzelliklerini hatırlayın" Müslim "Ateşin odunu yeyip bitirdiği gibi hased de yaptığımız iyilikleri yer bitirir" Tirmizi



1 Kasım 2011 Salı

Telefonla Konuşurken Bile Gülümseyiniz...

Büyüklerimiz "Yaşa ki göresin" demişler. Son bilimsel buluş beyin hücrelerinin ayna nöron özelliği ile telsiz internet gibi çalışması keşfidir.







Yani yanınızdan güçlü duygularla geçen biri sizin beyninizde istem dışı bazı alanları harekete geçirebiliyor. Yemek yerken, yemek yiyeni seyrederken ve yemek yemeyi hayal ederken beynimizin aynı alanları harekete geçiyor.






Son yıllarda hızla gelişen beyin görüntüleme teknikleri ve beyin araştırmaları bize bu bilgiyi kazandırdı.






Çocuklarda ve erişkinlerde son yıllarda tanımlanan bir hastalık var ‘Nonverbal öğrenme güçlüğü’. Bu hastalıkta kişi sözel olarak olağanüstü öğrenir. Yani işiterek ve kelimelerle ifade edilen bilgileri kolay ve uzun süre akılda tutar. Ama sosyalliği ve duygusallığı öğrenemez veya güçlükle öğrenir. Konuşurken ses tonunu ayarlayamaz ve genellikle robot gibi konuşur.






Karşı tarafın duygularını anlayamaz, imaları, mizahı, şakayı algılayamaz. Temizlik, tertip düzen öğrenemez ama Mars’ta hayat, fizik, matematik konularında saatlerce konuşur. Çok ileri biçimine ‘Asperger Sendromu’ denilir. Çocuklarda otizmin bir biçimidir. Anlamsız tekrarlar ve takıntıların yoğun olduğu bir hastalık biçimidir.






NVLT (Nonverbal Learning Test) olarak tanımlanan bilgisayar ortamında yapılan bir testle teşhis doğrulanabilir.






Duygular bilimsel kategoridir.






Damasio isimli bir sinir bilimci ‘Dekartes’in Yanılgısı’ isimli bir kitap yazdı. Bu kitap Dekartes’in ‘her şey akıldır, düşünüyorum o halde varım, insan konuşan hayvandır’ biçiminde özetlenebilecek tezinin böylece tarihin çöplüğüne atılması gerçekleşti.






Çünkü Darwin, Freud gibi bilim adına insanlığın düşünce sistemine değiştirmenin ilk kıvılcımı bu görüşlerle atılmıştı. Bilim adına görünmeyen gerçekler yok sayılmıştı.






Hatta ünlü bir hikaye vardır. Sovyetler Birliği’nde, soğuk savaş öncesi ateizm resmi ideoloji olarak okutuluyordu.






Öğretmenler materyalizmi din gibi anlatırken eline bir portakal alıp ‘Sen benden bu portakalı iste verebilirim, aynı portakalı Tanrı’dan iste o veremez, bunun için Tanrı yoktur’ diyor. Bir öğrenci itiraz ettiğinde öğretmen ‘Tanrı’nın olduğunu göster sana portakalı verebilirim’ diyor, zeki çocuk ‘Öğretmenin siz Tanrı’nın olmadığını gösterin ben size bir portakal bahçesi vereyim’ diyor.






Bilim adına duyguları küçümseyenler şimdi yani duyguların bilimsel kategori olduğu gerçeği karşısında suskunluk içindeler.






Beyin bilimlerindeki hızlı gelişme ‘Dalga fonksiyonu’ gerçeğini ortaya çıkardı. Hatta önümüzdeki 20 yıl içerisinde sinirbilimlerdeki yayınları % 50 sinin beyin dalgaları ile ilgili olacağı tahmin ediliyor.






Telefonla bile konuşurken sevginizi hissetmenizin ve hislerinizi ifade etmenin büyüleyici gücünü bilelim. Hatta güler yüzlü olmanızın karşı tarafta uyandırdığı sözel olmayan iletişimin beyinsel karşılığının harekete geçtiğini keşfetmek sihir etkisini açıklıyor.






Güleryüzlü ve ikna gücü yüksek, yakınında bulunduğunuzda kendinizi mutlu hissettiğiniz insanların sırrını anlamak istiyorsanız, daha fazla bilgi için Timaş yayınları arasında çıkan ‘İnanç Psikolojisi’ kitabını tavsiye ederim.






Prof.Dr. Nevzat TARHAN














en iyi haslet

Oğlu, Hazret-i Lokmana sorar:











- En iyi haslet nedir?


- Dindar olmaktır.










- Peki babacığım, bu haslet iki olursa?


- Dindarlık ve mal sahibi olmak.










- Üç olursa?


- Dindarlık, mal ve haya.










- Dört olursa?


- Dindarlık, mal, haya ve güzel ahlak.










- Beş olursa?


- Dindarlık, mal, haya, güzel ahlak ve cömertliktir.










- Altı olursa?


- Oğlum, bu beş haslet kimde olursa, o kimse takva ehli, temiz bir kimsedir, Allahü teâlânın dostudur, şeytandan uzaktır.